Kumar Bağımlılığı Nedir?

Kumar, bir bireyin daha da değerli bir şey elde etme umuduyla değerli bir şeyi riske atmasıdır. Kumar bağımlılığı, kişinin hayatını olumsuz etkilemesine rağmen kumar oynamaya devam etmesi duyduğu için kontrol edilemez bir dürtüdür. Kumar bağımlılık yapar çünkü beynin ödül sistemini uyuşturucu veya alkol gibi uyarır. Aslında, kumar bağımlılığı dünya çapında en yaygın dürtü kontrol bozukluğudur. Dünya Sağlık Örgütünün yayımladığı Uluslararası Hastalık Sınıflandırması El Kitabı’nda (ICD-11) kumar oynama bozukluğu, davranışsal bağımlılıklar arasında yer almakta ve şu özelliklerle tanımlanmaktadır:

- Kumar oynama üzerinde kontrolün sağlanamaması (başlama, sıklık, yoğunluk, süre, sonlandırma ve bağlam açısından).

- Kumar oynamaya yaşamdaki diğer ilgi alanlarına ya da günlük faaliyetlere göre öncelik verme.

- Ortaya olumsuz sonuçlar çıkmasına rağmen kumar oynamaya devam etme ya da daha fazla oynama.

Geçmişte, psikiyatri topluluğu genellikle kumar oynamayı bir bağımlılıktan ziyade bir zorlama, yani fiziksel zorunluluktan ziyade yoğun bir dürtü tarafından motive edilen bir davranış olarak görüyordu. Bununla birlikte, araştırmalar kumar bağımlılığının alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığına başlangıçta düşünülenden çok daha fazla benzediğini ortaya çıkardı.

Kumar Bağımlılığı Belirtileri Nelerdir?

Bir kumar bağımlılığının tanımlayıcı unsuru, insanların kumar oynamaya tamamen kapılması ve olumsuz sonuçlarına rağmen kumar oynamayı bırakamamalarıdır. Kumar bağımlılığından muzdarip olanlar genellikle kumardan kaçınamayacaklarına veya kumar oynamayı bırakamayacaklarına inanırlar.

Kumar bağımlılığının yaygın belirtileri şunları içerir:

-Kumarla takıntılı bir biçimde meşgul olmak,
-Aynı heyecanı yaşamak için artan miktarda parayla kumar oynama ihtiyacı duymak,
-Başarısız bir şekilde kumarı kontrol etmeye, azaltmaya veya durdurmaya çalışmak,
-Kumar oynayamadığında huzursuz veya sinirli hissetmek,
-Sorunlardan kaçmak veya çaresizlik, suçluluk, endişe veya depresyon duygularını hafifletmek için kumar oynamak,
-Daha fazla kumar oynayarak kaybedilen parayı geri almaya çalışmak,
-Kumar nedeniyle önemli ilişkileri veya okul / iş fırsatlarını tehlikeye atmak veya kaybetmek,
-Kumar parası almak için hırsızlık veya dolandırıcılığa başvurmak.
-Kumar bağımlısı insanlar kaybettiklerinde kendilerini yeniden oynamamak için durduramaz veya bir kayıp limiti belirleyemez; kendilerini paralarını geri almaya çalışmak için oynamaya devam etmek zorunda hissederler. Çoğu durumda, kişi amaçlanandan daha fazlasını kaybeder, kaybedilen para miktarı için kendisini suçlar ve daha sonra daha fazla kumar oynayarak kayıpları telafi etmeye çalışır, bu da daha fazla para kaybına neden olur. Bu yıkıcı döngü birçok olumsuz sonuca yol açar.

Kumarın Zararları

Kişiye;

-Psikolojik sorunlara yol açar.
-Diğer bağımlılıklara kolayca bulaşma ihtimali kuvvetlenir (Alkol, sigara gibi).
-Kazanma hırsıyla bencil ve menfaatçi bir hale gelen birey kendine ve çevreye zarar vermekten kaçınmaz.
-Kumar tutkusu yüzünden ailesine ve çevresine karşı sorumluluklarını yerine getirmez.
-Fizikî zararlarla neticelenebilecek karmaşık bir ilişkiler ağına dahil olur (Bu tür sektörlerin kimlerin elinde olduğu bilinmemekte ve kişi kazananın olmadığı bir dünyanın içine itilmektedir).
-Maddi kayıp ile birlikte kişi; kendisine, ailesine ve topluma karşı zararlı hale gelir.

Aileye;

-Ailedeki güven ortamı kaybolur.
-Ailede maddi kayba yol açar ve bu kayıplar yüzünden psikolojik, ailevî ve toplumsal sorunlar ortaya çıkar (boşanma, aile içi şiddet gibi).
-Kumarın finansmanı için girişilen ilişkiler aile düzenine ve bireylerine yansır.

Topluma;

-Haksız kazanç meşru hale gelir; kolay kazanç yeni nesillerin ideali haline gelir.
-İllegal yapı ve organizasyonlar bu yollarla güç ve servet kazanır.
-Çalışma, alın teri, hak ve hukuk gibi toplumun temeli olan anlayışlar itibardan düşer.
-Toplumsal ahlâk yara alır.
-Menfaat ve kazanma hırsı bütün toplumsal ilişkilere yansır.
-Toplumdaki huzur ve güven zedelenmesiye yol açar.